|
Fide veya Fidanlar dikildikten sonra oldukça hızlı otsu bir büyüme
gösterirler. İlk yıl dikim zamanına, sağlanan uygun şartlara ve bölge
iklimine de bağlı olarak 4-7 m boylanma yapabilir. 2 m altında boylanma
yapan fidanlar toprak seviyesinden ertesi yıl mart ayında budanarak sürgün
teklemesi ile yeniden boylanması sağlanır.Böylelikle kışa girerken sağlam
bir gövde, düzgün budaksız bir dip tomruğu için avantaj sağlanır.
İyi bir boylanma yapan fidan ertesi mart ayında tepedeki odunlaşmamış ve
genellikle kış soğuklarından kurumuş olan 20-30 cm lik kısım karşılıklı
duran sağlam gözlerden kuzeye bakan yada hakim rüzgar yönündeki bırakılarak
karşıdaki sürgün gözü çaprazlama kesilerek tepe budaması yapılır.
Böylece tek sürgün üzerinden yeniden boylanması sağlanır. Bu uygulama
genellikle bir-iki defa yapıldıktan sonra ağacın kendi halinde taçlanması
sağlanır. Büyüme esnasında yaprak koltuklarından çıkan yan sürgünler bir kaç
santimetre olunca koparılmalıdır. Fidan döneminde kesinlikle yapraklar
koparılmamalıdır. Yazlık fide dikimlerinde genellikle istenilen boylanma
sağlanamaz. Ancak fideler yerinde kök gelişimini tamamladığından tavsiye
edilen dikim şeklidir. Yazlık fide dikiminde istenilen boylanmayı yapamayan
fidanlar ertesi yıl erken ilkbaharda toprak seviyesinden kesilir. Bitkide
dipten yeni sürgünler gelir.
Bunlardan en kuvvetlisi bırakılır, diğerleri koparılır. Bırakılan sürgün çok
hızlı büyür ve yıl sonunda 7 m boya kadar çıkabilir. Bu bitki üzerinde 75-80
cm boyunda yapraklar meydana gelir ve bunların koltuklarında tekrar
sürgünler görülür. Bu sürgünler de düzenli olarak koparılmalıdır. Ancak
yapraklar koparılmaz ve zararlanmamalarına dikkat edilir. Bu yapraklar
zararlanırsa veya koparılırsa büyüme yavaşlar. İkinci yıl bitkinin bu hızlı
büyütülmesi çok önemlidir. Çünkü ağacın en kaliteli kerestesini bu kısım
oluşturacaktır.
Soğuklarla birlikte bitki dinlenmeye girmekte ve yapraklar dökülmektedir.
Kış aylarında en tepedeki 15-20 cm lik kısım kuruyabilir. Bundan endişe
etmemek gerekir. Çünkü ertesi yıl ilkbaharda havaların ısınması ile
birlikte, bu kuruyan kısmın altında en üstteki göz sürmekte ve ileride bu
kısımdaki kerestede önemsiz bir halka meydana gelmektedir. Gövde de
çatallanmayı önlemek için tepe budaması yapılmalıdır.
Paulownianın fazla zararlısına rastlanmamakla birlikte, bazı tırtıllar,
çekirge ve sinekler yapraklarını ve tepedeki büyüme noktasını yiyebilmekte
bu da büyümenin yavaşlamasına neden olmaktadır. Sistemik insektisitler ile
ilaçlama yapılır.
Toprak altı zararlıları paulownianın köklerini çok severler. Özellikle fide
döneminde halk arasında lokma kurdu denilen larvalar kökleri en alttan kök
boğazına kadar yiyerek bitkiyi öldürebilir. Bu durumda kök bölgesinde toprak
altı ilaçlama yapılmalıdır.
Paulownia ağaçları ve fidanlarında toprak altı zararlıları [Polyphylla
spp., Melolontha spp.,Anoxia spp. (Col.:Scarabaeidae)]
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekilleri
Yurdumuzda Haziranböceği, Manas, Kadılokması ismi verilen Polyphylla
turkmenoglui Petr. ve P.fullo L.; Mayısböceği ismi verilen Melolontha
melolontha (L.) ve M.albida Friv. ile Çizgili haziranböceği ismi verilen
Anoxia orientalis Kryn., çeşitli meyve fidanları ve ağaçlarının köklerinde
zarar yapmaktadır. Bu böcekler büyük yapılı olup, renk ve şekil bakımından
birbirinden oldukça farklıdır. Erginlerde vücut dışbükey ve sağlam bir
yapıdadır. En tipik özellikleri, antenlerinin uç kısımlarının yelpaze
şeklinde olmasıdır. Yelpaze şeklindeki anten, erkeklerde daha bariz şekilde
büyüktür. Larvaları tombul ve daima C harfi şeklinde kıvrık olup, ağız
parçaları ısırıcı çiğneyicidir .Larva dönemlerini toprakta geçirirler.
Haziranböceği erginleri, haziran-temmuz aylarında güneş battıktan sonra,
Mayısböceği erginleri ise mayıs-haziran aylarında uçarlar.
Haziranböceği dişileri, çiftleştikten sonra yumurtalarını, toprağın 1-20 cm
derinliğinde bir yuva içerisine bırakırlar. Haziran-temmuz aylarında
yumurtadan çıkan larvalar, toprağın daha derin kısımlarına inerler.
Eylül-ekim aylarında ikinci dönem larva haline geçerek, bitkilerin ince
kökleri ile beslenirler. Daha sonra toprağın 50-90 cm derinliğine iner ve
burada kışı geçirirler. Haziran başında üçüncü dönem larva haline geçer ve
ertesi yılın mayıs ayına kadar bu dönemde kalırlar. Mayıs ayında bir yuva
içinde pupa olur ve haziran-temmuz aylarında erginler çıkar. Bu zararlılar
genel olarak iki yılda bir döl verirler.
Bu
zararlılar polifag olup; elma, armut, ayva, şeftali, erik ve kiraz gibi
kültür bitkieri ile paulownia köklerini tercih ederler. Yumuşak çekirdekli
meyve fidanlarında ve hümüslü kumsal topraklarda, daha fazla zarar yaparlar.
Bu türlerin erginleri bitkilerin toprak üstü kısımlarını, larvaları ise
köklerini yiyerek zararlı olmaktadır. Ancak esas zararı, fidanların ve
ağaçların köklerini yemek suretiyle, larvalar yapar. Bu zararlılar,
özellikle fidanlıklar için çok önemlidir.
Doğal Düşmanları
Bu zararlıların bilinen en önemli doğal düşmanları, hem larvaları, hem de
alacakaranlıkta uçan erginleri yiyen çeşitli kuş türleridir.
Mücadelesi
a) Kültürel önlemler
Bu zararlılarla mücadelede kültürel önlemler çok önemlidir. Fidanlıklarda ve
plantasyonlarda alınması gereken kültürel önlemler aşağıda verilmiştir:
Fidanlıklarda alınması gereken önlemler :
- Ergin böcekler, yumurta bırakmak için otlu yerleri tercih ettiklerinden,
haziran-temmuz aylarında ot temizliğine özen gösterilmelidir.
- Temmuz-ağustos aylarında toprak işlemesi yapılarak, yeni bırakılan
yumurtaların güneş ışınlarına maruz kalarak ölmesi sağlanmalıdır.
- Fidanların sulama, gübreleme, vs. gibi bakım işlemleri zamanında ve tam
olarak yapılmak suretiyle, sağlıklı olmaları sağlanmalıdır.
- Bu zararlılarla bulaşık fidanlıklarda, kullanılacak çiftlik gübresi önce
ilaçlanıp, iyice karıştırıldıktan sonra, açıkta bekletilmeden toprağa
karıştırılmalıdır.
- Fidanlar sökülürken ve söküm tamamlandıktan sonra, parseller derin
sürülmeli ve görülen larvalar toplanıp imha edilmelidir.
Plantasyonlarda alınacak önlemler:
- Yumurta bırakmak için, hububat ekili ve yabancı otlu olan yerleri tercih
ettikleri için bahçeye, ara tarım şeklinde hububat ekilmemeli, özellikle
haziran ve temmuz aylarında ot temizliğine özen gösterilmelidir.
- Bahçe sonbaharda, 20-30 cm derinliğinde sürülerek, larvaların açığa
çıkması ve kuşlar tarafından yenilmesi sağlanmalıdır. Mayıs ayında 15-20 cm
derinliğinde sürülerek, toprakta bulunan pupalar tahrip edilmelidir.
Temmuz-ağustos aylarında yapılacak toprak işleme ile de yumurtaların güneş
ışığına maruz kalarak ölmesi sağlanmalıdır.
b) Mekanik mücadele
Gerek fidanlıklar ve gerekse plantasyonlarda böceklerin uçuş
saatlerinde(saat 20.00-22.00), erginler toplanarak öldürülmelidir.
c) Kimyasal mücadele
Bu zararlılara karşı, bütün ağaçlarda değil, sadece larvaların bulun-duğu
fidan ve ağaçlarda kimyasal mücadele yapılmalıdır. Zarar belirtisi gösteren
ağaçlarda ise, sadece taç izdüşüm alanları ilaçlanmalıdır. Fidanlar için
izdüşümü alanı 1 metrekare olarak kabul edilir.
İlkbaharda, 0-20 cm toprak derinliğindeki toprak sıcaklığı 9-10°C ye ulaşıp,
larvalar faaliyete başladığı zaman (genellikle mart ayından itibaren )
ikinci ve üçüncü dönem larvalara karşı bir ilaçlama yapılır. Sonbaharda ise,
yörelere göre değişmekle birlikte, ilk yağmurlardan sonra, larvalar toprak
yüzeyine yakın ve özellikle çoğu ikinci dönem başlangıcında olduğu zaman
(genellikle eylül ayında) bir ilaçlama yapılabilir. Ancak önemli olan
ilkbaharda yapılacak ilaçlamadır.
Ayrıca danaburnu da fide döneminde kök ve kök boğazını keserek zarar
yapabilmektedir. Yoğunluk fazla olursa zehirli yem hazırlanmalı
ve danaburnu zararlılarının kesafeti azaltılmalı yada kültürel tedbirler
alınmalıdır.
Danaburnu [Gryllotalpa gryllotalpa (L.) (Orth.:
Gryllotalpidae)
Tanımı, yaşayışı ve zarar şekli
Ergin kızılımtrak kahverengi veya kirli koyu esmerdir. Baş ileri uzanmıştır.
Ağız parçaları çiğneyicidir. Ön bacak toprağı kazmak için özel bir şekil
almıştır. Üst kanatlar kısadır. Vücut uzunluğu 40-60 mm boyundadır.
Gündüzleri ön bacakları ile açtıkları galerilerde yaşarlar. Bu nedenle
galeri açmaya uygun olan kültüre alınmış, nemli ve bol humuslu toprakları
seçerler. Dişi yumurtasını toprakta hazırladığı yuva içine bırakır. Bir dişi
200-300 yumurta bırakabilir. Yumurtadan çıkan nimfler birkaç hafta gruplar
halinde bu yuvalar içinde kalırlar. Beş nimf dönemi vardır.
Polifag bir zararlıdır. Ergin ve nimfler toprak içinde galeri açarak
ilerlerken rastladıkları her türlü bitkinin kökleri ve yumrularını yerler.
Özellikle yeni dikilmiş veya yeni çimlenmiş sebze fidelerinin köklerini
keserek kurumalarına neden olurlar. İki yılda bir döl verirler.
Doğal düşmanları
Zararlının bazı kuş ve kümes hayvanları gibi doğal düşmanları olmasına
rağmen, seralar kapalı ortam oldukları için bu doğal düşmanlar etkili
olamamaktadırlar.
Mücadelesi
a) Kültürel önlemler
Toprağın iyi bir şekilde işlenmesi ile toprak altında bulunan yumurta, nimf
ve erginlerin ölmesi sağlanır.
b) Kimyasal mücadele
Kimyasal mücadele, serada varlığı belirlendikten sonra yoğunluğuna
bakılmaksızın yapılır. Mücadelesinde zehirli yem kullanılır.
Zehirli yem hazırlamak için, 10 kg kepeğe 500 gr şeker ve Endosülfan %5 lik
toz ilaçlardan kuru kuruya karıştırılır. Daha sonra bu karışım sünger
kıvamına gelene kadar su ile karıştırılır ve akşam üzeri sulama yapıldıktan
sonra, dekara 5-8 kg olacak şekilde bitkilerin dibine homojen bir şekilde
dağıtılır.
 |